Gazze’de yaşanan yıkımın yükseköğretim ve
akademik yaşam üzerindeki etkilerini görünür kılmak, bilimsel üretimin
sürekliliğini desteklemek ve üniversiteler arası dayanışmayı güçlendirmek
amacıyla düzenlenen “Science Cafe for Gaza”, akademisyenleri ve öğrencileri
bilim, mimarlık ve umut ortak paydasında buluşturdu.
Antalya Bilim Üniversitesi, Gazze’de
yükseköğretimin ve akademik yaşamın karşı karşıya kaldığı ağır koşullara dikkat
çeken anlamlı bir akademik buluşmaya ev sahipliği yaptı. “Eğitim, Bilim,
Mimarlık ve Umut: Üniversiteleri Birlikte Yaşatıyoruz” temasıyla düzenlenen
“Science Cafe for Gaza” etkinliği, 14 Eylül 2026 tarihinde Antalya Bilim
Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Antalya Bilim Üniversitesi ile İslami
Üniversitesi (Gazze) ve El-Aksa Üniversitesi (Gazze) akademisyen ve
öğrencilerini aynı çatı altında buluşturan program, yalnızca bir etkinlik
olmanın ötesine geçerek bilginin sınır tanımayan gücünü ve üniversiteler
arasındaki dayanışmanın önemini görünür kıldı. Gazze’de savaşın eğitim
kurumları, akademik üretim ve üniversite yaşamı üzerindeki yıkıcı etkileri;
bilimsel, insani ve akademik bir perspektifle ele alındı.
Her Şeye Rağmen Tasarlamak
Program, “Science Cafe for Gaza” etkinliğinin
tanıtımı ve açılış bölümüyle başladı. Ardından İslami Üniversitesi (Gazze)
Mimarlık Bölümü öğrencilerinin çalışmalarından oluşan “Her Şeye Rağmen
Tasarlamak” başlıklı sergi katılımcılarla buluştu.
Zorlu koşullar altında üretilen mimari
çalışmalar; eğitimin, düşünmenin ve tasarlamanın kesintiye uğratılamayacağını
güçlü biçimde ortaya koydu. Sergide yer alan çalışmalar, yıkımın ortasında dahi
üretmeye devam eden gençlerin mesleki birikimini ve geleceğe ilişkin iradesini
gözler önüne serdi.
Gazze’de Akademisyen Olmak: Bilim ve
Eğitimi Sürdürmek
Etkinliğin öne çıkan bölümlerinden biri,
“Gazze’de Akademisyen Olmak: Bilim ve Eğitimi Sürdürmek” başlıklı panel oldu.
Antalya Bilim Üniversitesinde bulunan Gazzeli akademisyenlerin katıldığı
oturumda, Gazze’de akademik yaşamın sürdürülmesi, eğitim faaliyetlerinin devam
ettirilmesi ve bilimsel üretimin korunmasına ilişkin deneyimler paylaşıldı.
Oturumda üniversitelerin yalnızca
dersliklerden ve binalardan ibaret olmadığı; bilginin üretildiği, aktarıldığı
ve toplumsal hafızanın geleceğe taşındığı temel kurumlar olduğu vurgulandı.
Fiziksel yapılar zarar görse dahi bilimin, eğitimin ve akademik dayanışmanın
yeniden ayağa kalkma gücü taşıdığına dikkat çekildi.
Öğrencilerin Sesi, Geleceğin Umudu
Program kapsamında iki ayrı sergi
ziyaretçilerle buluştu. Araştırma Poster Sergisi ile İslami Üniversitesi
(Gazze) ve Antalya Bilim Üniversitesi’nin katkılarıyla hazırlanan ikinci sergi,
hafta boyunca ziyarete açık olacak. “Öğrenci Sesleri: Üniversitemiz,
Geleceğimiz” bölümünde Antalya Bilim Üniversitesi öğrencileri ile Gazzeli
öğrencilerin görüşlerine ve deneyimlerine yer verildi.
Öğrencilerin eğitim, üniversite yaşamı ve
geleceğe ilişkin mesajları, programın en güçlü anlarından birini oluşturdu.
Gençlerin sözleri; bilginin yalnızca sınıflarda değil, ortak hafızada,
dayanışmada ve geleceğe duyulan inançta da yaşamaya devam ettiğini ortaya
koydu.
Gazze’den Sesler Kayıtlı Mesajlarla
Antalya’ya Ulaştı
Etkinlikte “Gazze’de Mimarlık Eğitimi:
Öğrenmeye Devam Etmek” başlıklı video gösterimi de gerçekleştirildi. Gazze’den
yüz yüze katılımın mümkün olmadığı durumlarda akademisyen ve öğrencilerin
kayıtlı video mesajları programa dâhil edildi. Böylece fiziksel mesafeler,
akademik paylaşımın ve ortak dayanışma duygusunun önünde engel oluşturmadı.
Program, Antalya Bilim Üniversitesi ile
Gazze’deki katılımcı üniversiteler arasındaki akademik iş birliğinin ve
dayanışmanın öneminin vurgulandığı kapanış bölümüyle sona erdi.
Bilgi Ayakta Kalır, Umut Yeniden İnşa
Eder
“Science Cafe for Gaza”; sergiler, araştırma
posterleri, akademik oturumlar, öğrenci katkıları ve video gösterimleri
aracılığıyla Gazze’de yükseköğretimin karşı karşıya bulunduğu koşulları görünür
kılarken, bilimin ve eğitimin en zor zamanlarda dahi sürdürülebileceğine
ilişkin güçlü bir mesaj verdi.
Etkinliğin taşıdığı “Üniversiteler yıkılsa da
bilgi ayakta kalır, umut yeniden inşa eder.” mesajı, programın ortak ruhunu
özetledi. Antalya Bilim Üniversitesinde gerçekleşen buluşma, bilimin
yıkıntıların arasından dahi yol bulabildiğini; akademik dayanışmanın ise
sınırları aşarak geleceği yeniden kurabilecek en güçlü köprülerden biri olduğunu
bir kez daha ortaya koydu.